31 Ekim 2015 Cumartesi

Tiyatro

31-10-2015 Akün Sahnesinde Vanya Dayı oyununu Nursel ile birlikte izledik .Anton Çehov'un eseri.......Bir yanda emeği ve namusu ile geçim derdi yaşayan Vanya ve yiğeni Sonya diğer yanda hazıra konarak, üretmeden, hayatını gösteri ve şatafatla sürdüren profesör Serebryakov ile onun genç ve güzel karısı Yelena arasında yaşanan çatışma oyunun temel sorunsalını oluşturur. Çehov bu sade ve yalın çatışmayı toplumsal ve sınıfsal bir çatışmanın lokal bir alanı olarak belirler,bu insanların her birinin dramla dolu yaşamlarını, hüzünlü yaşantı parçası olarak pastoral bir tablo gibi sahneye asıyor1890’ların Rusya’sı. Çarlık çökmekte. Tarım, eğitim politikaları iflas etmiş. Yoksulluk,  salgınlar almış yürümüş. Doğa insafsızca, bilinçsizce tüketiliyor ve sanayi son kerte zayıf. Bu karanlık tabloda, oranı oldukça düşük olan aydınlar, yarı aydınlar tam bir aymazlık içinde küçük kişisel sorunlarıyla boğuşup, umutsuzluklarını sürdürüyorlar.
Küçük hikayede ve gerçekçi dramda bir ekol yaratan büyük usta Çekov, çiftlikte yaşayan bir ailenin güncel ve önemsiz olaylarla boğuşurken yaşadıkları bunalımları, içine düştükleri komik durumları yansıtarak özelden genele göndermeler yapıp, bu dönemin panoramasını çiziyor.

30 Ekim 2015 Cuma

Paris seyahati

Üç saatlik yolculuk yapılarak Paris'e gidilecek, yolda bir benzin istasyonunda ihtiyaç molası verildi karnımız acıkmıştı tavuk seçenler oldu bizde tavuk tercih ettik ancak çok da iyi değildi,karnımızı doyurmuş olduk.yolculuk esnasında bilgiler anlattı rehberimiz.Paris adını Parisiler den almış..14. Lui Güneş kral yılda üç kere yıkanırmış asaletini korumak içinmiş,dolayısıyla güzel koku gerekliliğinden parfüm gelişmiş,bugün Dünya'nın parfüm merkezi olmuş...14. Lui halk diş çektirmekten korkmasın diye dişlerini çektirince sıvı yemek tüketmek durumunda kalmış ve yemeklerini lezzetlendirmek için çeşitli soslar geliştirilmiş.mutfaklarında sos çeşitliliğinin buradan geldiği söylenir..14. Lui nin sanatçı kişiliği varmış..opera,cafe açmış,keyfine düşkün,hazineyi boşaltmış...16. Lui Bastille hapishanesinde halk basar ,hapishanede 7 kişi vardır.monarşinin simgesidir.cumhuriyetciler devrim meydanın da idam edilir.kral indirildi ancak cumhuriyet getirilmedi..konkort meydanında dikilitaş gördük.3.Napolyon Noturdam Katedralinde taç takar imparatorluk başlar....
Napolyon'un emri ile Baron Hausman Paris'in bugünkü halini projelendirilmesi ve çok güzel bir şehir yaratır.bir yuvarlak oluşturur iç merkezdir burada iki milyon kişi Yaşar çemberden dış çembere sekiz çıkış vardır,trafik lambası kullanmaya ihtiyaç duymadan trafiği rahatlatmaktadır.3.napolyon simetriyi severmiş.
Zafer Takı,Napolyon Mezarı,Ekol militer,Şanzelize caddesi,devrim meydan,opera de Charles Garnie,Louvre müzesi,meclis binası,Assemblee natıonale Grand Aks ( büyük eksen) içerisinde ..seyahat sırasında defalarca gördük otobüsün içinde şehir turu  yaparken...otelimize geçtik ...Otel metro istasyonuna yakın..
05-07-2015 Bugün Paristeyiz......Otelde sabah kahvaltıdan sonra otobüs ile panoramik şehir turu ve Eyfel Kulesindeyiz,tam altındayız ancak sevimsiz bir Demir yığını altındayız hissi verdi bana..Sıraya girdik üst kata (2. Kat)çıkan asansöre binmek için,rehberimiz asansör biletimizi aldı ve çıktık isteyenler yürüyerek çıkabilirmiş fakat bizden kimse yürümek istemedi günün sonuna doğru çok yorulacağız...Fotoğraflar çekildi Paris kuşbakışı seyredildi.... 
Paris'i ikiye Bölen Seine nehrinde geziye çıkıyoruz..Tekneye binmek biraz zahmetli oldu kalabalık,itiş kakış,Çinli turistler çok saygısız ve gürültücü kişiler...Nehir turunda Eyfel kulesi işte buradan bakış açısından dolayı muhteşem görünüyor,şimdi etkileyici yanında iken böyle değildi,Eyfelin ve nehir kenarını bol bol fotoğrafları çekildi...Sonrasında Napolyon dahil pek çok Fransız kralının taç giyme töreninin yapıldığı gotik mimari yapıtı Víctor Hugo ya ilham kaynağı olan Notre Dame Katedralini geziyoruz ...Karnımız acıktı ve Fransızlar'ın soğan çorbasını yemek istedik rehberimiz bizi yönlendirdi yedik ve fotoğrafını çektik....Sonra Montmarte Tepesine gittik ve meşhur makaron yemek istedim özellikle ve çoook nefisti, küçük salaş bir cafe de  makaronlarımızı yerken dışarıda gençler canlı müzik yapıyorlardı pek keyifli idi....Sonrasında benim çok beğendiğim ressam Salvador Dalinin müze evini görmeye gittik ama kapanmıştı bizde Kapısında fotograf çektik.Montmarte tepesinde Paris manzaralı Sacre Coeur kilisesi ve bahcesinde Fotoğraflar çekildi ve otele dönüş....

27 Ekim 2015 Salı

Tura başlama

2-07-1015 Bodrum'dan Izmire gittik Nalan karşıladı ve Nalan'ın Alsancak'taki kuaförüne gittik benim saçım çok kısa kesildi,entel bir görüntüm oldu.Gece Nalan da kaldık,sabah İlhanı Yasemin kafeye bırakıp Ayşe ve Nurseliotogardan Alıp Yasemin kafeye geldik,orada Nalan bizimle kahve içip işine gitti.Bizde 12'ye kadar oturduk sonra iki taksi ile İzban(metro) ya ve metro ile bir saat yolculuk ile Adnan Menderes Havaalanına ulaştık.Orada bizi karşılayan olmadı Çek-in yaptırıp  uçaka 16:30 Düsseldorf havaalanına indik.Rehber Yiğitcan karşıladı Lüksemburg da ki otelimiz İbise yerleştik.
Benelux-Paris Turu(Jolly tur)
3-07-2015 izmir-Düseldorf(yaklaşık bir saat uçuş) Lüksemburg İbis otele varış ve gece konaklama.
4-07-2015 sabah Havaalanı'na yakın olan İbis otelde kahvaltı ve 9:30 da otelden ayrılarak tura başladık.
Lüksemburg 500-600 bin nüfuslu ,milli geliri çok yüksek,pahalı,dükalık sistemiyle yönetilen tek ülkeymiş...Alkol ve benzinden vergi alınmadığı için Almanya ve Fransa üçgeninde ki sınıra alışveriş için giderler.Yeşillikli yoldan ilerliyoruz ve Petrus vadisine çıkıyoruz.Petrus Vadisi'nde fotoğraf çekiyoruz.Petrus meydanın da Özgürlük Alanında Özgürlük anıtını görüyoruz ve fotoğraf çekiyoruz.Bu alanda Dük ve Dükalık,AB Binası ,Katedral  var ,fotoğraflarını çekiyor ve etrafı inceliyoruz.
Özgürlük anıtı 2. Dünya savaşı'nda nüfusun  1/3 ölmüş onların anısına yapılmış.Şehir merkezinin eski yerleşim yerlerini geziyoruz,sokaklar sakin,binalar güzel korunmuş,aslına sadık kalınmış,yaşlı nüfus fazla ve çok süslü,zengin giyimliler.Dolaşırken sokak dilencilerini gördük,değişik kıyafet ve duruş şekillerinde insanlar gösteri yaparak para kazanıyor( bir nevi dilenci)....
Saat 12 de Metz'e hareket ediyoruz.Metz Katedrali Tanrı'nın Feneri 6500 metre kare vitray süslemesi varmış.Burada ki Sen nehri kuzey denizine bağlanır.Alsas-Loren bölgesi .....Kuğulu alan Ada'yı ikiye bölmüş,köprülerle bağlantı yapılmış.
Alsas Lüksemburg'a ,Loren Fransa'ya  verilmiş.
Katedrale geçtik fotolar çektik,Protestan tapınağı imiş...

23 Ekim 2015 Cuma

OLUMLU DÜŞÜNCE
Yağmur yağdıktan bir süre sonra toprağın üzerinden yağmurun ilerleyeceği kanallar oluşur.
Daha sonraki yağmurlarda sular hep bu kanallardan akar.Beynimizde de bu tür yağmur kanalları vardır.Herkesin beynine aynı yağmur yağar,fakat ayrı kanallara gider.Küçüklükten itibaren beynimize dışarıdan gelen pek çok uyarı, etrafımızda gördüğümüz tepkiler beynimizde bu tür  kanallar oluşturur.Belli bir süre sonra artık yağan yağmurun gideceği kanallar çok belirlidir.Eğer bu kanallar olumlu olmuşsa HARİKA.....
Olumsuz düşünmüşse gelen tüm veriler olumsuzdur.
Kelimeleri seçerken dikkat etmeliyiz.Ama,lakin,fakat çok kullanılmamalı.
SIZI DAIMA HATIRLAMAK---- asla unutmamaktan daha iyi.
Yağmurlu bir hava için olumlama----YAĞMURLU HARIKA BIR HAVA,O GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA OLMAK HARIKA....


Kaynak:Şu Dünya'da fil yalnız bir hayvandır
Yazar:Ahmet Şerif İzgören
YEMEK DUASI
Gelmişlerin geçmişlerin
Yedi ataya çıkmışların
Üstümüzde Hakkı olanların cümlesinin ruhuna değsin.
Bunu kazananın kesesine Halil İbrahim bereketi versin.
Bunu pişirenin eli cehennem ateşi görmesin
Taşsın dökülmesin
Dolsun eksilmesin
Bu gitsin ganisi gelsin
Hak Erenler kabul kılsın
Gerçeğine Hu.....(lokma yenilir).       Afiyet olsun...

Seher yengeden yemek duası (annemin gün yemeğinde öğrenildi)....
TIYATRO
Ali,Nalan(annem bodrumdan Izmire geçti Nalan araba ile annemi Ankara'ya getirdi) ve ben devlet tiyatrosuna gittik döndükVanya Dayı oyunu için çünkü oyuncu hastalanınca oyun iptal edilmiş...Ali ve ben devlet tiyatrosu oyunu Yeşilçam'a gittik...Neşeli ,seyrederken bir şey düşündürmeyen bir oyun bol argo(küfür ) vardı.Askerleri ve sokağa Çıkma yasağını tipe alan sahneler çoğunluktaydı..
Ali,Nursel ve ben devlet tiyatrosu oyunu Kurnaz Aşıklar'a gittik....Ben hayatımda ilk defa tiyatro da uyumamak için kendimi zor tuttum.Bu nasıl sıkıcı,anlamsız,saçma bir oyundu anlam veremedim...Oyunu yarısında bırakıp çıkanlar oldu,Ali ve Nursel'de aynı şekilde uyumamak için çok çaba sarf ettik dediler..Ben emeğe saygı duyarım,çok emek verilmiş,kostümler çok çeşitli ,uğraşılmış ama yazık,çok yazık olmuş...Artık sanattan soğutmak için mi böyle oyunlar seçiliyor acaba diye düşündüm!!!!!!!

22 Ekim 2015 Perşembe

KURS GÜNLERİM
5-Ekim-2015 Etisem kursa başlıyoruz....Strafor üzerine pacthwork çalışması..Ben,Nursel,İlhan,Alev....Ben modern resim bir yağlı boya çalışması yapacağım ....hepimiz çok heyecanlı ve hevesliyiz.....Ayrıntıları daha sonra burada paylaşacağım....
LEBLEB
Öykü ile Göksu parka gittik leblebi verdim yesin diye ve biraz sonra bi daha LEBLEB ver bana dedi....ve leblebinin adı (4 yaşında) LEBLEB.....Bu kayıtları unutmamak ve büyüyünce Öyküye anlatmak için tutuyorum....ne mutlu bana.ne mutlu Öyküye......diye de düşünüyorum.....
YAZ GÜNLERİ
16 Haziran 2015 Bodruma gittik annem 15 gün önceden gitmişti...Ben 3 temmuz da ilk tur seyahatimi gerçekleştirdim hep hayalimdi emekli olunca turla Avrupa seyahati...İzmir üzerinden BENELUX turu.....oley......10 Temmuz da döndüm ....Ali bu sene 16 Eylül de geldi Ankara dan 16 Ekim de ayrıldı Taylanda gitti orada Hakanla tatile gitti...Benle beraber gidelim dedi ama ben hastalık durumlarından dolayı Ankaradan ayrılmak istemedim Öyküye bakmam gerekebilir.Emrahla olmam gerekir diye düşündüm....işte böyle...
Kurban bayramından sonra Ankaraya döndük 29Eylül günü....30 Eylül de ameliyat vardı....çok şükür iyi ve sağlıklı güzel günler geliyor herşey iyi maşallah.....çok şükür bin şükür......
Ali ve Etem Ordu havaalanını kullanarak Giresuna gittiler iki günlüğüne...Ben.Öykü.Emrah ilk defa beraber pazara gittik Yenikent pazarına,turşuluk aldık....15 kilo salatalık,11 kilo cin biber .....
kavanozun dibine 2,3 adet sarımsak üzerini salatalıkları doldurdum en üste 2,3 adet sarımsak,kapakları uzun süre kaynaması için önceden ocağa koydum....tencereye suyu koydum kaynamaya başlayınca turşu tuzu,biraz ev yapımı sirke,azıcık hazır alınmış üzüm sirkesi,azıcık limon tuzu koydum....tadı biraz dokunaklı olacak şekilde....kaynarken bu suları kavanoza doldurup kapakları iyice kapatıp bulaşık makinasına dizdim ve en uzun proğramda vakumladım veee sonuç memnuniyet verici beğenildi hatta bugün Emrah beğendiğini söyledi belki cumartesi tekrar alıp yapabilirim....
Biberler yıkanır,kapaklar kaynamaya bırakılır,tencereye domatesler kabuklu haliyle rondodan geçirilerek konulur hemen hemen aynı miktarda su da konur,kaynayınca tuz,sirke,limon tuzu dokunaklı tad olacak şekilde haırlanır kaynayınca biberler içine atılır ancak çok tutulmaz hemen kavonozlara doldurulur sarımsak konulur ve kapaklar kapatılarak bulaşık makinasına vakumlanması için konulur.....VE AFİYET OLSUN....Bugün fasulye aldım ilk defa fasulye turşusu da yapacağım....Çok çalışkanım çooook....Aferin bana......
18-10-2015 Pazar günü Öykü ile beraber sinemaya gittik.Filmin adı MİNYONLAR.Güzeldi film izlerken mısır yemeyi seviyor kıpır kıpır çok hareket ediyor,çok çişi geliyor gibi durumlar yaşadık,eğlendik.....Çıkınca GÖKSU PARKA gittik,ekmek aldık ve ördeklere verecektik ancak onların karnı toktu,serçe kuşları besledik onlarda pek sevimli,çok korkaktılar....Güzel yürüyüş yaptık havada öyle güzeldiki yazdan kalma bir gündü....Evet böyle bir günü kayıt etmek istedim,belki bir gün Öykü okur kim bilebilir.....ne güzel olur......