YAŞLANAN İNSANLARIN DUYGULARI
Tanrım diyor;sence malum olduğu üzere artık yaşlanmaktayım.Bir gün yaşlılar arasında olacağım.O zaman beni her vesile ile her konu hakkında fikir beyan etme alışkanlığından koru.Beni herkesin işlerini düzeltmeye heveslenmekten halas et.Karamsar olmadan düşünceli olmamı nasip et.Engin akıl hazinemi herkes için kullanamamak çok hazin fakat biliyorsun Tanrım,yaşamımın sonuna kadar birkaç dostum kalsın isterim.
Aklımı sonsuz ayrıntılarla uğraşmaktan koru.Sonuca çabuk ulaşma gücü ver.Istırap ve acılarımı açığa vurmaktan sakınmamı sağla.Bunlar gittikçe artacaklar ve yıllar geçtikçe onları anlatma arzusu da çok tatlı gelecek.Sana,başkalarının acılarını tatlılıkla dinleme nezaketini gösterme gücünü ver demeye cesaret edemiyorum Tanrım.Fakat onları dinleme sabrını göstermeme yardım et.
Belleğimin daha iyi olmasını isteyemem.Fakat anılarımı diğerlerinin anılarına uymadığı zamanlar kendimden olarak ısrar etmekten beni koru,daha anlayışlı ve yumuşak olmamı nasip et.
Bana bazen benim de yanılabileceğimi anlamama yardım et.Makul ölçüde tatlı bir insan olarak kalmamı sağla.Bir aziz ya da azize olmak istamiyorum.Bunlardan bazıları birlikteyaşanması çok güç kişilerdir.Fakat yaşlı,huysuz bir insanda şeytan tarafından ödüllendirilmiş gibidir.Bazan beklenmeyen yerlerde daha iyi şeyler ve umulmayan insanlarda iyi yetenekler görme gücü ver ve onlara bunları söyleme nezaketini benden esirgeme Tanrım.
Sayın izleyiciler erdeme ulaşmış bu yaşlı kişinin duasının altına hangimiz imzamızı atmayız. Fakat bu dua niye sadece yaşlıları ilgilendirsin...Peki genç yaşında ihtiyarlamışlar yok mu?.. Hiçde ilginç olmayan anılarını üst üste sıralayan yaşlıya,yaşına hürmeten susar ve içimizden oflaya puflaya sabırla dinleriz de nice gencin anlamsız konuşmalarında,birde yaşlılık halini düşünüp yakınlık derecemize göre nasihatte bulunmazmıyız... Özellikle çok konuşma,boş konuşma ve uzun konuşmanın üzerine parmak basalım... Törenlerde sıfatları nedeniyle kendilerine söz verilenleridüşünelim.Bunlardan kaçı konuşurken toplantıya katılanlar ile bir iletişim kurarak içtenlikle dinlenilp dinlenilmediklerini algılar ve konuşmalarını ilgiye göre ayarlarlar.
Nedense genellikle,uzun konuşarak olayları daha iyi anlatabileceğimiz kanısındayızdır.Bir yere giderken yolun kestirmesini seçer fakat birşeyi anlatırken sonuca kısa yoldan ulaşmayı küçümseriz.Biraz evvel anlattığım yaşlı erdemlinin çeşitli dileklerini eğer genç yaşlarımızda içimize sindirebilmişsek ,yaşlılığımıza belirli bir siğorta ile girmiş oluruz....Unutmayalım ki istatikler,birkonuyu çok özenle anlatan kişinin dahi yüzde yirmibeş oranında luzumsuz kelime kullandığını gösteriyor...FEYYAZ TOKAR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder